Arthur Golden Sözleri
Deniz kudurmuştu, kaya gibi dalgalar, keskin bıçaklara dönüşüyordu. Bana, Dünya da benim hissettiklerimi hissediyormuş gibi geldi. Hayat, bir saniye önce orada olan şeyleri sürekli alıp götüren ve orada boş, tanınmaz bir şeyler bırakan bir fırtına mıydı?
— Arthur Golden
DiğerArthur GoldenSözleri
Eğer duygularım beni hep aynı yöne çekselerdi, işim daha kolay olacaktı.
Eskilerin solup kurudukları yerlerde yetişen çiçekler, bize ölümün bir gün hepimize geleceğini hatırlatır.
Genç kızlar her türlü aptalca şeyi umut ederler Sayuri. Umutlar tıpkı saç tokaları gibidir. Kızlar çok sayıda takmak ister. Yaşlandıklarında ise bir tane taksalar bile aptal gibi görünürler.
Hayatımı beni yargıladığın standartlara göre yaşayabileceğimi sanmıyorum.
Hayatımın önümde hiçbir yere gitmeyen uzun bir yol gibi uzayıp gittiğini hissettim.
Henüz senin hayatını cehenneme çevirmek için bir şey yapmadım.
Herkesin bir kaderi vardır. Fakat bunu öğrenmek için bir falcıya başvurmaya ne gerek var? Karnımın acıkıp acıkmadığını öğrenmek için aşçıbaşıya başvurmam gerekir mi?
Hiçbir kadın, çevredeki en güzel kadının kendisi olmadığını duymak istemez.
Sahip olamadığım şeylerin önümde durmasından hoşlanmıyorum.
Sanırım bugünlerde ben kendimi idare ediyorum.
Şüphenin bulaştığı zihin zafere odaklanamaz.
Yere düşmeden önce bir saniye kadar boşlukta kalan bir top gibi, kendimi bir zamansızlık ortamında boşlukta dolaşıyormuş gibi hissettim.
Zaman zaman hayatta daha önce benzerine rastlamadığımız için anlamakta güçlük çektiğimiz şeylerle karşılaşırız.
Ama şimdi yaşadığımız dünyanın da okyanus dalgaları gibi kalıcı olmadığını biliyorum. Mücadelemiz ve zaferlerimiz ne olursa olsun, onlar için ne denli acılar çekersek çekelim, hepsi kısa süre sonra kağıdın üstündeki mürekkebe damlayan su gibi akıp gidecek.
Başladığım yere, yalnızlığıma geri dönüyordum.
Bazen seni anlamak benim için o kadar zor ki.
Bir karınca yuvası olsaydım, içimde bu kadar fazla faaliyet olmazdı sanırım.
Bu kadar güzel bir gün olacağını tahmin edemezdim.
Çok acı çekiyor. Ölüm onu rahata kavuşturacak.
Deniz kudurmuştu, kaya gibi dalgalar, keskin bıçaklara dönüşüyordu. Bana, Dünya da benim hissettiklerimi hissediyormuş gibi geldi. Hayat, bir saniye önce orada olan şeyleri sürekli alıp götüren ve orada boş, tanınmaz bir şeyler bırakan bir fırtına mıydı?